Gezi Park Resistance in Year 2

Gezi Park Resistance in Year 2..

Those who lost their lives as a result of events that occurred in 2013: 8 civilians and 2 security officers ..

Mehmet AYVALITAŞ, Abdullah CÖMERT, Ethem SARISÜLÜK, Ali İsmail KORKMAZ, Ahmet ATAKAN, Berkin ELVAN, Burak Can KARAMANOĞLU, Mehmet İSTİF, Elif ÇERMİK. police officer Mustafa SARI, police Ahmet KÜÇÜKTAĞ, 
Number of casualties: 8163 people ..
---------------


GEZİ HİKAYESİ
Çocukları dövdüler, dövmekle yetinmeyip döve döve öldürdüler!
Çocukları öldürdüler,
Çocukların gözlerini çıkardılar,
Çocukları yaraladılar,
Yaralanan çocukları tedavi eden doktorları soruşturdular, ceza kestiler…
Yaralı çocuğu evine gönderiyorum diyerek ölüme gönderen doktora dokunmadılar!
Ağaçları kestiler,
Ormanları yok ettiler,
Dereleri kanallar içine alıp, doğadaki canlıları öldürdüler…
Parkları kapattılar,
Meydanları yasakladılar,
Meydanlarda toplu halde yürümeyi engellediler…
Yalan söylediler…
Yalanlarını basın yayın yoluyla yaydılar,
İnsanların beyinlerini yıkadılar,
Kamuyu soydular,
Öf ki öf, yalan söylediler,
Keşke sadece yalan söyleselerdi,
İftira ettiler,
Komşuları birbirine düşürdüler,
Kardeşleri birbirinin üzerine sürdüler,
Polis devleti kurdular,
Hukuk devletini yıktılar,
Yargı kararlarını dinlemediler,
Anayasa ile kavga ettiler,
Saya saya bitmez,
Allem ettiler,
Kallem ettiler,
Gün oldu vay babam dediler,
Gün oldu anan güzel mi dediler,
Gün oldu polis nasıl sabrediyor dediler,
Gün oldu polis destan yazdı dediler,
Gün oldu ölen ölmüş, her ölen için tören mi düzenleyeceğiz dediler,
Gün oldu devenin üzerinde kuduz daladılar,
Her gün anayasayı deldiler…
Memleketi gerdiler,
Her haltı yediler,
Sonra montaj dediler,
Paralel yaptı dediler,
Dış mihrak dediler…
Medyayı sosyal, asosyal, basılı, yazılı, elektronik demeden sansürlediler,
Yağcılığı, yalakalığı meslek ettiler!
Saymakla bitmez,
Unutturdular, unutturdular ne halt ettilerse unutturdular!


   

   

   

   


   

   

   

GEZÎ'YE YAZDIĞIM ŞÎÎRDEN: 4

Sonra diyorum, sonra

Şimdi sırası değil sevgili
Şimdi sırası değil susmaların
Yeniden yanyana durmalı, yeniden
Sonra gözgöze bakmalı acemice
Ve cevapsız sorular aramalıyız sonra
Lâl dilimizin suskunluğunda
Belki de el ele tutarız kimbilir
Sıkıca sarılırız düşlerimize
Ve bidolu ağlarız sonra
Gözyaşlarımız çoğalır avuçlarımızda
Serçelerin doya doya içtiği...

Sonra diyorum sonra!

Sonra çoğalır yaralarım
Dikiş tutmaz, kanı kurumaz
Sonra aylardan Temmuz'dur belki
Ve hep sevdaya dönük yüzümüzle
Zamansız tırpanlanan ekinler gibi
Upuzuuuun yatarız yangınlara
Sonra göğe savrulan dumanlar 
Ve zebanilerin çığlığı kulağımızda
'yakın la!.. Yakın!..'
Sonrası yok bu gidişin sevgili
Sonra çıra gibi tutuşuruz
Tutuşup tutuşup yanarız
Yanarız bir ormanın yalnızlığında
Sen ve ben!.. 
Hasan SEÇKİN